SON DAKİKA
reklam
reklam
reklam

Cotard Sendromu Nedir?

 
Cotard sendromu hastanın ölü olmamasına rağmen ölü olduğunu düşündüğü bir akıl hastalığıdır. Nihilistik delüzyon ya da reddetme de denilen bir tarz delüzyondur.
Oldukça nadir görülür fakat yıllardır belgelenmiş bazı vakalar bulunmaktadır.
Cotard sendromu olan kişiler vücutlarında, sinirlerinin, beyinlerinin, kanlarının ve iç organlarının olduğu gibi vücutlarının bazı başka kısımlarının da var olduğunu reddederler.
Olası olmayan ve uydurma bir halde yaşadıklarına inanırlar. Organlarının çürüdüklerini dahi düşünürler ve çürüme kokusu aldıklarını sanarlar.
Cotard sendromuyla ilgili bazı bilgiler
Sendromun özellikleri
çıldırmış adam
 
Kişiler genellikle duygu yoğunluklarında değişimler hissederler. Hayat enerjilerini kaybederler ve negatif düşünmeye başlarlar. Bu Cotard sendromunu ortaya çıkarabilir.
Ayrıca amigdalalarında hiperaktivite, temporoparyetal loblarında hasar, beyinlerinin sol ön kısmında yavaşlama gibi etkiler gözlemlenir. Beyin reseptörlerinde dopamin eksikliği de görülebilir.
Etimoloji
Sendrom adını hastalığı keşfeden Fransız nörolog Jules Cotard‘dan alır. Birkaç psikiyatrik rahatsızlığı olan hastanın bu sendromu işaret eden şikayetlerinden sonra Cotard bu hastalığı keşfetmiştir.
J. Cotard’ın ilk keşfettiği hasta 43 yaşında bir kadındı. Kadın “beyni, sinirleri, göğüs kafesi, iç organları olmadığına ve yalnızca deriden ve kemiklerden oluştuğuna” emindi. 1880’de Paris’te gerçekleşen konferansta Matmazel X olarak sunulan hasta, beslenme ihtiyacını reddediyordu. Aynı zamanda sonsuza dek lanetli olduğuna ve doğal yollardan ölemeyeceğine inanıyordu.
Fakat şunu belirtmeliyiz ki Dr. Cotard tarafından sunulan vaka zamanın bilimsel topluluğu tarafından eleştirilmekten ve şüphecilikle yaklaşılmaktan kurtulamadı.
 
Karakteristik (patolojik) semptomlar
yalnız oturan kadın
 
Bu rahatsızlığın birçok semptomu vardır, bunlar:
Unutmayın ki Dr. Cotard’ın belgelediğini bu semptomlar davranışsal bozukluklar olarak görülüyor. Çoğu bilim insanı bunları kültür, din, etnik kimlik ya da bulunulan yaşın ahlaki ve sağlıksal standartları dışında olmakla  bağdaştırıyor. Bu önemli bir olgu.
Hastalar hastalığı nasıl tanımlıyor?
Bunlar çoğu (psikotik ya da delüzyonal) depresyonun yarattığı delüzyonlardır. Fakat (psikotik temelli bunama, şizofreni, medikal ya da toksik hastalıklara bağlı psikoz gibi) diğer akıl hastalıklarına bağlı olarak da gelişebilir.
Diğer bir yandan hastaların iç organlarının çalışmayı tamamen durdurduğuna inanmaları önemli bir nokta. Bağırsaklarının çalışmadığını, kalplerinin atmadığını, sinirlerinin, kanlarının ya da beyinlerinin olmadığını, ve hatta çürüdüklerini iddia ederler. Sonuç olarak, delüzyonlar (çürüme gibi hoş olmayan kokular) yaşadıklarını destekleyen bazı kokusal halüsinasyonlar hissederler; derilerinin altında solucanların gezdiğini bile hissedebilirler.
Bazı tedavi yöntemleri
ilaç tutan insan
 
Bu tarz hastalıkları tedavi etmek kolay değildir ve tanı hali hazırda sınıflandırılmış az rastlanan hastalıkların semptomlarını da içeriyorsa genellikle tedavi edilemez.
Fakat kişinin karmaşıklığına ve durumuna göre doktorların izlediği bazı adımlar vardır:
Hastalığın etiyolojisi ya da sınıflandırılması
Cotard sendromu nörolojik-zihinsel bir uzmanlaşma ve tedavi gerektiren bir hastalıktır. Az sayıda tanı konulmuş vaka olması ve bunayanlar ile delüzyonlar gören hastalarla, bu hastaların uyuşmaması  arasındaki uyuşmazlık tıp disiplinindeki profesyonellerin bu dipsiz kuyudan çıkamamalarına sebep oluyor.

reklam

3. SAYFA