SON DAKİKA
reklam
reklam
reklam

9 adımda tırnak bakımı

Dış dünyayla en çok temas eden ellerimiz ve tırnaklarımız, bir çok olumsuzluktan kolayca etkilenebiliyor.
                                
Gerek iş gerek ev hayatında gerekse günlük hijyen ve kişisel bakım sırasında birçok kimyasal ya da doğal maddeyle temas olur. Eller ve tırnaklar da bundan kaynaklanabilecek olumsuzluklara en açık bölgelerdir. 

EV HANIMLARININ ELLERİ TEHLİKEDE
El derisinin devamlılığı ve sağlığı iki temel unsura bağlıdır; derimizin en üst ve kalın keratin tabakasının sağlamış olduğu bariyerin devamlılığı ve derinin su (nem) oranının korunması. Bariyer tabaka hem zararlı ve tahriş edici maddelerin içeri girmesini hem de alt tabakalardaki suyun (nemin) dışarı çıkmasını engeller.

Özellikle sık suya ve deterjana temas edilmesi (örneğin ev hanımları) eldeki bu bariyerin bozulmasına ve nem kaybına neden olur,  takiben bu bozulmuş bariyer ve denge nedeniyle temas ettiğimiz her türlü deterjan, sabun, ve kimyasallar deri içine daha kolay nüfuz eder ve ortaya çeşitli belirtilerle kendini gösteren ekzemalar çıkar. Özellikle kışın yaşadığımız kapalı  ortamların kuru ve sıcak havası derideki sıvı (nemin) atmosfer havasına karışımını kolaylaştırır ve buda ellerimizin kışın daha çabuk kurumasına neden olur. Özellikle ayazlı- kuru soğuk havalarda  da bu etkinin ortaya çıktığını unutmamak gerekir.
Elde meydana gelen tahrişin ilk belirtileri kuruluk yer yer ince çatlaklar ve hafif kepeksi soyulma olabilir. Zamanla bu kızartılar artıp kalın kabuklanmalar, derin çatlaklar ve yanma-kaşıntının eşlik ettiği kronik tahrişe bağlı el ekzemaları ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin ilk başlangıç yeri sanılanın aksine avuç değil el sırtı özellikle de parmak aralarının üst  kısmı ve yüzük altlarıdır. Bunun sebebi avuç derisinin daha kalın olması ve tahriş edici maddelere ve su kaybına daha dirençli olmasıdır. Bu tip tahriş ekzemalarına sebeb olabilecek ve elin koruyucu dengesini bozabilecek maddelere bakıldığında ilk göze çarpanlar arasında; her türlü alkali deterjanı, sabunları , kauçuk eldivenleri ve ev hanımlarının yemek pişirirken temas ettiği bazı sebzeleri (sarımsak, havuç, soğan, yeşil salatalar ve kereviz) sayabiliriz.
Bu tip deri problemlerinin engellenmesi tedavisinden daha kolaydır. Ellerimizin deterjan ve diğer tahriş edici maddelerle temasını sınırlamak ilk yapılması gerekendir. İkinci önlem ise bariyerin bozulmasını engellemek ve su kaybını durdurmaktır. İlk önlem için yapılması gereken en basit işlem günlük işlerde kauçuk olmayan (tercihen vinilex) pamuk astarlı bir eldiveni el altında bulundurup iş yaparken bunu giymektir. Eldivenler hiçbir zaman 15-20 dakikadan fazla giyilmemelidir. Daha uzun süreli bir iş yapılacaksa 3-5 dk.lık ara verip eli havalandırmak doğru olacaktır. Her yerde eldiven kullanılamayacağından sadece mutfak ve su-deterjanla yapılacak temizlik sırasında eldiven kullanmaya çalışmak başlangıç için yeterli olabilir. El yıkama için bir sınırlama getirmek söz konusu olamaz ama hijyen şartları gerektirdiği kadar az sabunla 20-30 sn yıkayıp yeterince iyi durulamak tüm deterjanın elden gittiğinden emin olmak gerekir. Şartlar uygunsa yıkama sonrası bir miktar nemlendirici sürmek çok iyi olacaktır.
Bariyerin bozulmasını engellemek yada bozulmuş dengeyi sağlamak için en sık başvurduğumuz ikinci yol kremlerdir. Bu ürünler tabaka oluşturup elin su-nem kaybını engelleyerek, atmosferdeki yada derinin derinlerindeki nemi-suyu derinin yüzeyine çekerek  ve deriyi bir tabaka olarak kaplayıp dış etkilerden koruyarak iş görürüler. Bu ürünleri gün içinde ve gece yatarken gerektikçe ve mümkün olduğunca sık kullanmak gerekir. Ürünün içindekiler yada markasından daha önemli olan bir şey ne kadar sık sürüldüğüdür.

 

reklam

3. SAYFA